Seyyaf & Hümeyra

Hayırla Büyüyün…

“Mallarınız ve Evlatlarınız Sizin için Ancak Bir Fitne(imtihan)dir.”

Son günlerde dahil olduğum mail grupları ya da forumlarda birkaç olaya sanal tanıklık ettim.Ardından zihnimde oluşan düşüncelerle bir an geçmişe gittim, duyduklarımı,gördüklerimi, hissettiklerimi birleştirince aklıma “Mallarınız ve evlatlarınız sizin için fitnedir” ayeti geldi. Beni bu ayete götüren olaylar:

  • Bir annenin ölüm haberini okudum ve son kelimesinin oğlunun adı olduğunu öğrendim; içlendim, hislendim, hüzünlendim.
  • Annemin babasının ölümünden evvel “seni de bi evlendirseydim, sonra ölsem de gam yemem” demesi-annem son çocuğu oluyor anlaşıldığı üzere.
  • Bir arkadaşımın bana “insan çocuğu olunca hayata daha çok bağlanıyor, ölmekten bile korkuyor” demesini hatırladım.

vs…bunları birleştirdim ve gerçekten de insanı hayata nasıl bağladığını gördüm bir çocuğun. Ölümden korkmanın nedeni bizi neyin beklediğini bilememek değil, geride sahipsiz kalmasından korktuğumuz evlatlar olması. Onlar olduktan sonra “ben” anlayışından sıyrılıyoruz biz anneler olarak. Hep onları düşünüyor, onlar için yaşıyoruz. Aramızda olayı abartıp, onlara olan merhametinden “ay ne güzel uyuyor, uykusu bölünmesin” diye sabah namazına kaldırmayanlar bile var! Hayatı onlar için yaşamak, neredeyse onlar için var olmak ve bütün fedakarlıkları gözükapalı onlar için yapmak. Ama bunu yaparken unuttuğumuz bir şey var. “Ben insanları ve cinleri ancak bana kulluk etsinler diye yarattım”(Zariyat-56.) diyen bir Yaratıcı’nın kullarıyız biz, vazifemiz önce O’na karşı, çocuklarımızı büyütürken de hep bu çerçeve içinde hareket etmemiz gerekir. Onlar yokken, içimizde onlara bir can veren, sonra bizim vesilemizle onları dünyaya getiren O olduğuna göre, “kullarına bir annenin evladına olan merhametinden daha merhametliyken” O, biz neden ölümden, geride bırakacaklarımızdan bu kadar korkuyoruz? Anneliğin sınırları olmalı, sınırlarımız olmalı.

İkinci çocuk meselesi konuşulurken bile, birincinin süt hakkını elinden alma endişesi taşıyoruz, halbuki sütü de, bebeği de , ikinci bebeği de veren O değil mi? Ve vaat etmiyor mu ki her canlı rızkıyla gelir? Neyin endişesi bu içimizdeki? Evet, mal kısmı benim gündemim olmadığından, bir anne olarak “evladın nasıl fitne olduğunu” düşündüm. Tegabun suresi 15. ayet mealen şöyle diyor: “Doğrusu mallarınız ve çocuklarınız sizin için bir fitnedir( imtihandır). Allah katında ise büyük bir mükafat vardır” Fitneden maksat bir imtihan vesilesi olması, el-Kutebi’ye göre fitne:düşkünlük göstermek demek oluyor. Yani bakıldığında, onlara olan düşkünlüğümüzden sebep Allah’ın hoşnut olmayacağı işler yapmamız kastediliyor.

Peygamberimiz(s.a.v.)’in çocuk yetiştirme metoduna dahil okuduğum bir kitapta zikredilen bir hadis vardı, O’nun o denli merhameti ve çocuk sevgisi beni çok etkilemiş, arkasından bu ayeti söylemesi de “O böyle diyorsa vay bizim halimize” diye düşündürmüştü. Hadis şöyleydi:

Abdullah bin Bureyde babasından şöyle dediği rivayet edilmiştir: Peygamberi hutbe verirken gördüm, Bu sırada Hasan ile Hüseyin-ikisine de selam olsun-üzerlerinde kırmızı birer gömlek olduğu halde geldiler. Bir düşüp bir kalkıyorlardı. Peygamber indi, onları taşıdı ve önüne oturttuktan sonra şöyle dedi: “Yüce Allah doğru söylemiştir. Gerçekten mallarınız ve evlatlarınız bir fitne(imtihan)dir.Ben bu iki küçük çocuğa bir düşüp bir kalkarken baktım da sözümü kesip onları yanıma almadan edemedim.” Sonra da hutbesine devam etti. (Tirmizi, Nesai, Müsned)

Günümüz babalarına bakarsak kaç tanesi böyle yapar diye bir yorumda bulunmayacağım, konumuz bu değil. Ama düşündüm de, benim de gözüm hep oğlumda, bazen uyanıp evin içinde beni aradığı zamanlar bile bulamayınca “an-nee” deyişindeki ses tonu bile değişiyor, daha bir endişeli, ürkek oluyor. Geride onu bırakmak, düşüncesi bile korkunç geliyor. Ama sonra benden çok daha merhametli olan Yaradan’a sığınıyorum ve “Mevla görelim neyler/Neylerse güzel eyler” diyorum…

Nisan 9, 2011 - Posted by | Annenin Paylaşımları

7 Yorum »

  1. emeginize saglık çok güzel yazmışsınız ancak bu kadar güzel anlatılırdı

    Yorum tarafından ayse | Şubat 23, 2012 | Cevapla

  2. seyyafın annesi ,hanımefendi canım benim ne güzel yazmışsınız okudukca huzur buldum..hıım bu arada benim adım deniz ev hanımıyım bu siteyi tesadüfen yani bepanten krem ararken buldum.yazınız dikkatimi çekti ..biliyormusunuz benimde iki oglum var ,ikisinide büyütürken çok zorluklar çektim .yaşım küçüktü bende onlarla beraber büyüdüm diyebilirim..çocuklarımızın birer imtihan oldugu bilincinde olmasam sanıyorum isyanda olurdum..

    Yorum tarafından deniz | Ocak 30, 2012 | Cevapla

    • teşekkür ederim ve hoşgeldiniz…Allah zorluklar karşısında yanılıp da asi olmaktan korusun, çocuk zor imtihan gerçekten…

      Yorum tarafından ummuseyyaf | Ocak 30, 2012 | Cevapla

  3. iltifat ettim hakaret değil ki en güzel yazın buydu bence belki de bana en çok bu yazın hitap ettiği içindir

    Yorum tarafından ummuzeynep | Nisan 9, 2011 | Cevapla

  4. bence blogtaki en dolu dolu yazı bu olmuş:) tebrikler:) Go on….

    Yorum tarafından ummuzeynep | Nisan 9, 2011 | Cevapla

    • teşekkür ve teessüf ederim :)

      Yorum tarafından ummuseyyaf | Nisan 9, 2011 | Cevapla


Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 42 other followers