Seyyaf & Hümeyra

Hayırla Büyüyün…

Savaşçı

Blogcu Anne’nin şu yazısından sonra bu kitabı okumaya karar verdim(evet,ilk baskı 99′da yapılmış olabilir, ben daha yeni mi okuyorum? Zararın neresinden dönülse kar değil mi!)Özetlediğim diğer kitaplar gibi nasıl çocuk yetiştirmeliyiz sorusuna cevap değil Savaşçı,kendimizi nasıl yetiştirmemiz, bu dünyada nasıl bir duruş sergilememiz gerektiğini anlatıyor. Kadın-erkek herkes için dünyada kendimiz olarak  kalabilmenin savaşını verebilmek üzerine...

Kitabın adı neden Savaşçı? İnsan kendini hep sosyal rolleriyle tanımlayarak, benliğini unutup, kendini bu sosyallik içinde hapsediyor. Ve bu hapisten kurtulabilmek için de dış dünyaya karşı kendi içinde bir savaş vermek zorunda. İşte bu zorundalık kişiyi savaşçı yapıyor. Ve insan bir hapishanede olduğunu fark ettiği, buradan kurtulmak istediği an, Savaşçı olma yolunda ilk adımını atmış oluyor.

Kitap nasıl kurgulanmış? Arif Okurer isimli öğretmenin bir seminer sonrası Doğan Cüceloğlu’yla iki dakika konuşmak istemesi, öğretmenlik mesleğini severek seçtiği halde, şimdi gerek diğer öğretmen arkadaşlarının tepkileri, gerek çevreden gelen yorumlar nedeniyle pişman ve mutsuz olduğunu söylemesi üzerine aralarında başlayan haftalık buluşma-söyleşilerin yazıya dökülmüş hali olarak kurgulanmış. Ve okuyucu, kendini Arif öğretmenin yerine koyarak, hayatta nasıl, nerede, neyin ya da nelerin etkisiyle durduğunu sorguluyor. Yer yer psikoloji ve felsefe dalına ait bilgilere rastlıyoruz kitapta ama bu bizi Savaşçı olma yolunda aydınlatmak için yapılıyor. Her hafta farklı konular üzerinde konuşuyorlar ve sonunda Savaşçı’nın özelliklerini madde madde birlikte ortaya çıkarıyorlar.

Gelelim içeriğe: Önce kişinin bir arayış içinde olması gerekiyor. Hayatta neredeyim, kararlarımdan memnun muyum, yaşantımı daha iyi hale getirebilir miyim, nasıl “ben” olabilirim gibi. Bu arayış onu belli bir uyanışa yönlendirip, harekete geçmesini sağlamazsa, boş bir arayış olacaktır. Kişinin var olduğu dünyada iki bilinci olduğunu söylüyor yazar: “Ait olma” ve “Birey olma”. İnsan tek başına var olamayacağı için, mutlaka bir aitlik sözkonusu olacak ama kendi benliğini de unutmayacak.

Mış gibi yaşam”dediği bir kavram var yazarın: “Mış gibi yaşam içinde olanlar, kendi var oluşlarını yaşamıyorlar, başkalarının beklentilerini gerçekleştirmeye çalışıyorlar” düşünüyorum da, ne kadar haklı! Mükemmel çocuk yetiştirme çabamızın altında bile insanların “ne güzel çocuk yetiştirmiş” demelerini bekleyen bir amaç yatıyor, işte bu durumda biz de “mış gibi anneler” oluyoruz(bu tabir yazarın yorumundan çıkardığım bir tabir oldu). Ne zaman ki gerçekten çocuklarımızı hayata hazırlamak ve iyi bir birey olarak kendi duygu ve düşünceleriyle hayata tutunmalarını sağlamaya endeksli bir niyet içinde oluruz, işte o zaman Savaşçı Anne’ler olabiliriz.

Saf bir niyeti olmalı Savaşçı’nın, neyi neden yaptığının bilince olmalı. “Bir savaşçıyı, sıradan insanlardan ayıran en önemli öğe, onun kendine özgü niyetidir” diyor yazar. Ve bu niyetle ortaya getirdiği eylemlerden de sorumluluk almasını bilir.

Kişisel bütünlükten bahseden yazara göre, Savaşçı’nın kişisel bütünlüğünün üç düzeyi var:

  1. Özü,sözü doğru olmak: Kendi iç dünyasıyla tutarlılık içinde konuşmak, davranmak
  2. Değerler ve ilkelerle ahenk içinde yaşamak: Kendi iç dünyasını, dış dünyayla uyum içinde tutmak
  3. Bir duruş içinde olmak: Verdiği kararlar karşısında, ne yaptığının bilinciyle sorumluluk alarak, sağlam bir duruş sergilemek.

Hayata karşı kendimizi zaman zaman güçsüz hissettiğimiz anlar olur, öyle olaylar yaşarız ki pes etme noktasına geliriz. Bu durumda biz, hayatına müdahale edebilen değil, hayatını tribünlerden seyreden insanlar oluyormuşuz ve “Kişi kendini yaşamının direksiyonunda hissettiği zaman güçlü görecek“miş. Ne zaman ki biz “tribünlerde seyirci kalmaktan çıkar, sahaya oyuncu olarak inersek, kendi hayatımızda ne olup bittiğine biz karar vermeye başlarsak, o zaman o bizim yaşamımız olur ve kendimizi güçlü hissederiz”.

Kitapta benim en çok ilgimi çeken Carlos Castaneda isimli doktora öğrencisinin, kızılderili bilge kişi Don Juan ile yaptığı ve dokuz kitap haline getirdiği konuşmalardan alıntılar idi. (Don Juan’ın bilge kişiliğine siz de hayran olacaksınız. Ayrıca Carlos Castaneda’nın kitapları Türkçe’ye çevrilmiş).Yazarın kendisi de bu kitabı yazarken, Castaneda’dan etkilendiğini ifade ediyor. Bu bilge kişilik şöyle diyor: “İnsan bir şeyi yapmaya karar verdi mi, sonuna kadar gitmeli. Ama yaptığı şeyden sorumluluk almalı.”Ve bir kez kararlarından sorumluluk almayı kabul ettiyseni “o kararlar uğruna ölümü göze almışsın demektir.” Bu sorumluluk alma bilincinin gelişmesini kişinin yetiştirilme tarzına bağlıyor yazar. Biz anneler olarak düşünelim, ne kadar sorumluluk yüklüyoruz ki çocuklarımıza? Her şeyde peşinden biz koşarsak, sağda solda eşyalarını da unutur, odasını da toplamaz, bize karşı saygısızca tutum içinde de olur. Aslında kitabı bu bakış açısıyla okuyunca, hem nasıl bir insan olmalı ve nasıl bir duruş sergilemeliyim, hem de nasıl bir anne olmalı ve çocuğumun da bu farkındalık içinde büyümesi için(yani bir Savaşçı olabilmesi için)onu nasıl yetiştirmeliyim sorularına yanıt bulmaya çalıştım.

Kitabın bölümlerinde beni en çok etkileyen “Ölüm bilinci” konusu oldu. Şimdi şu an varsak ve bir dakika daha fazla yaşamak için bir garantimiz yoksa, “an”ı nasıl değerlendirebiliriz? Don Juan Carlos’a diyor ki: “Ölüm düşüncesi, insanoğlunun ruhuna çeki düzen veren tek şeydir.” Bu hayatta attığımız son kahkaha, kıldığımız son namaz, yaptığımız son eylem olabilir, işte bu nedenle Don Juan’a göre “Savaşçı, her bir eylemi dikkatle inceler.”Ve yazarın da dediği gibi eğer biz bu ölüm bilinci içerisindeysek, “şimdi ve şuanda yaşıyor olmamızın sorumluluğunu almamız gerekir”.

Şimdi bakıyoruz. Bir arayış içindeydik ve bu arayış bizi bir uyanışa, bu uyanış belirli bir karar almaya, aldığımız kararın sorumluluğu üzerimizde olarak, ölümlü dünyanın farkındalığına götürdü. Sırada ne var: Değişim! “Savaşçı kendi değişiminin peşindedir, başkalarını değiştirmek onun amacı içine girmez” diyor yazar, düşünüyorum da zaten başkalarını değiştirmeye çalışmak her ne kadar boş bir çaba olsa da aslında kolaya kaçmaktır. İnsan için zor olan, karşısındakini olduğu gibi kabul edebilmektir.

Don Juan, kendini fazlaca önemsemekten uzak durmayı,  böylece ego/enaniyet dediğimiz şeyden kaçınmayı salık veriyor Carlos’a. Aslında insan olma(ait olma bilinci içerisinde) böyle bir şey.Sadece “ben”e endeksli bir hayattan uzak durmak! “Eğer öğrenmek istiyorsan, kendini önemsemekten vazgeç!” der Carlos’a.

Anlamlı, coşkulu ve güçlü bir yaşam için, kendi hayatımızla ilgili ne yapmamız gerektiğini sorgulamalıymışız. Ne zaman ki kendi hayatımızı bir düzene sokup, kendimize yönelik problemlerimiz kalmaz,  o zaman dış dünyaya karşı da faydalı insan haline gelebiliriz. Buna ben tüme varım diyorum aslında. “Ben”den “biz”e gidebilmenin yolu, iyi bir Savaşçı olabilmekten geçiyor belli ki.

Ve son söz kitabın kapağından:

e.e.cummings der ki:

“Seni diğerlerinden farksız yapmaya bütün gücüyle gece gündüz çalışan bir dünyada, kendin olarak kalabilmek, dünyanın en zor savaşını vermek demektir. Bu savaş bir başladı mı, artık hiç bitmez.!”

Bir not: Carlos Castaneda’nın A Seperate Reality/Bir Başka Gerçeklik isimli kitabına yazar sıkça atıfta bulunuyor. İlgilenenler o kitaba buradan ulaşabilir.

Kitabın Adı: Savaşçı

Yazar: Doğan Cüceloğlu

Yayınevi: Remzi kitabevi

Sayfa Sayısı: 390

Biz nereden aldık: Seyyaf’ın Teyzesi’nden…

Haziran 26, 2011 - Posted by | Annelere Tavsiye Kitaplar

3 Yorum »

  1. [...] Savaşçı – Kitap özetleriyle dikkat çeken Seyyaf’ın Annesi, benim de ne zamandır okumak istediğim Doğan Cüceloğlu’nun Savşçı kitabını özetliyor. [...]

    Pingback tarafından Blogcu Anne – Bunları okuyor musunuz? | Haziran 30, 2011 | Cevapla

  2. Çok güzel anlatmışsınız:) Yararlı bir kaynak olmuş bence ve insanı kitabı okumaya teşvik ediyor.
    Sevgiler.

    Yorum tarafından Ben Kızımın Delisiyim | Haziran 27, 2011 | Cevapla


Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 42 other followers